Toygun ATİLLA
RÖPÖRTAJIN KAMERA ARKASI
Selçuk Bayraktar röportajımızı 1 Şubat Pazar gününden itibaren İşverenler Dünyası Dergisi’nde ve internet sitemizde okuyacaksınız. Bugün ise bu söyleşinin art planını paylaşmak istiyorum.
Bu metin bir şirket performans tahlili değil.
Bir savunma sanayii raporu da değil.
Bu, bir portre çalışması.
Küresel ölçekte büyüyen bir teknoloji markasının ardındaki ismin; dünyaya, güce ve sorumluluğa bakışını kendi sözleriyle kayda geçirme gayreti.

KARANLIK BİR DÜNYADA GÜÇ SAHİBİ OLMAK
Sorumluluğu konuştuk.
Ahlakı konuştuk.
Karanlık bir dünyada güç sahibi olmanın ne manaya geldiğini konuştuk.
Garipçe’de başlayan bir öykünün, bugün global ölçekte tesiri olan bir güce dönüşmesini konuştuk.
Peki bu dönüşümün merkezinde ne var?
Hırs mı?
Rekabet mi?
Yoksa bir medeniyet tasavvuru mu?
THE NEW YORKER’DAN SONRA BİRİNCİ KERE
Selçuk Bayraktar 2022’de The New Yorker’a konuşmuştu. Türkiye’de ise yazılı basına bu kapsamda birinci sefer konuştu.
Bu tarafıyla bu söyleşi, sadece bir röportaj değil; tıpkı vakitte bir kayıt.
Röportaj boyunca çocukluğunu, Sarıyer Garipçe’yi, Robert Kolej yıllarını, MIT tecrübesini anlattı.
Teknofest’i bir “özgüven hamlesi” olarak tanımladı. Global ölçekte büyüyen bir şirketin başında olmanın yükünü anlattı.
Röportaj sırasında kurduğu bir cümle uzun mühlet zihnimde kaldı: “Hepimiz tehlikedeyiz.”
Bu, bir tehdit cümlesi değildi. Bir sorumluluk cümlesiydi.

Bu söyleşi bir muvaffakiyet belgesi değil.
Bir güç portresi de değil.
Bu, bir karakter kaydı.
1 Şubat Pazar günü PD Dergi’de. https://www.patronlardunyasi.com/pddergi
patronlardunyasi.com